Hiperlipidemi, serumda kolesterol veya trigliserit veya her ikisinin birden yüksekliÄŸini ifade eden bir durumdur. Genetik veya çevresel nedenlerden kaynaklanabilir. Kardiyovasküler hastalıkların deÄŸiÅŸtirilebilir risk faktörlerindendir.
KArdiyovasküler hastalıkların birçok risk faktörü bulunmaktadır. DeÄŸiÅŸtirilemez risk faktörleri arasında genetik, yaÅŸ ve cinsiyet vardır. DeÄŸiÅŸtirilebilir risk faktörleri arasında ise tütün kullanımı, kan basıncı, serum lipidleri, dengesiz beslenme ve fiziksel inaktivite yer almaktadır.
Hiperlipidemi , kan lipidlerinin normal aralığın üzerinde olması olarak tanımlanır. Hiperlipidemi durumunda öncelikli tedavi diyet, ağırlık kontrolü ve fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Diyet ile ilgili ilk yaklaşımlar günlük alınan toplam kolesterolün düÅŸürülmesi ve doymuÅŸ yaÄŸ tüketiminin azaltılmasıdır. Bunun yanında posa alımının artırılmasıdır.
Kan lipidlerinin ölçümü için 9-12 saatlik gece açlığı gerekmektedir.
İnsülin direnci plazma trigliserit ve LDL kolesterlü yükseltir, HDL kolesterolü ise düÅŸürür. Dolayısıyla kardiyovasküler hastalıklar için risk faktörüdür. Yine hipotiroidizm, diyabet, obezite, böbrek hastalıkları ve alkolizm de hiperlipidemilere sebep olabilmektedir.
LDL kolesterol yüksekliÄŸi ateroskleroza neden olarak inme ve kalp krizi riski ile iliÅŸkilendirilir. DiÄŸer kan lipid parametrelerinin aksine HDL kolesterol yüksekliÄŸi vücutta kalp koruyucu etki gösterir. HDL kolesterol, kolesterolün kandan uzaklaÅŸtırılmasını ve LDL l-kolesterolün oksidasyonunu önler.
HİPERLİPİDEMİ TEDAVİSİ
Hiperlipidemi tedavisinde öncelik lipid parametrelerinin ideal aralıkta olmasını saÄŸlamaktır. Hipertansiyon, diyabet, obezite gibi hiperlipidemi ile iliÅŸkili metabolik bozuklukların tedavisi de tedavi protokolü içerisinde yer alır.
Hiperlipidemi tedavisinde birinci basamak tedavi kapsamı içerisinde fiziksel aktivite ve beslenme tedavisinin içerisinde olduÄŸu yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸiklikleridir. İlk basamakta hastalara en az 3 ay beslenme tedavisi önerilir. Duruma göre bu süre 6 aya uzatılır. Diyet tedavisine sıkı ÅŸekilde baÄŸlı kalan, fakat yeterli yanıt alınamayan hastalarda genetik hiperlipidemi düÅŸünülmelidir.
HİPERLİPİDEMİ VE BESLENME
Hiperlipidemili bireylerin 3 aylık düÅŸük kolesterollü diyet tedavisi sonucunda kan lipidlerinde anlamlı düÅŸüÅŸ olmaması durumunda ise ilaç tedavisine geçilmesi önerilmektedir.
Hiperlipidemi için düÅŸük yaÄŸlı ve düÅŸük kolesterollü bir beslenme modeline geçilmesi önerilir. Vücut ağırlığının ideal düzeylerde tutulması önemlidir.
Günlük enerjinin %50-60’ı karbonhidratlardan, %15 civarı proteinlerden ve %25-30’u ise yaÄŸlardan gelmelidir. Diyetle alınan yağın çeÅŸidi önemlidir. Enerjinin %10’u çoklu doymamış yaÄŸ asitlerinden, %15-20’si tekli doymamış yaÄŸ asitlerinden gelmeli. DoymuÅŸ yaÄŸ alımı enerjinin %7’sinden az olmalıdır.
Besinlerden gelen kolesterolün 200mg’ı geçmemesi önerilir ve 20-30 g arası günlük posa alımının önemi vurgulanır.
Tekli doymamış yaÄŸ asitleri HDL kolesterolü yükseltici etkiye sahiptir. Zeytinyağı, fındık yağı, kanola yağı tekli doymamış yaÄŸlardan zengindir.
Çoklu doymamış yaÄŸ asitlerinden omega-3 kaynakları; balık, ceviz, fındık, keten tohumu, kanola ve soyadır. Omega-3 yaÄŸ asitlerinin kan trigliserit düzeyini ve tansiyonu düÅŸürücü etkisi vardır. Omega-3 yaÄŸ asitlerini yeterli miktarda alabilmek için haftada 2 kez yaÄŸlı balık tüketimi önerilir. Balık tüketmeyen kiÅŸilerde ise günlük 1 g EPA+ DHA takviyesi önerilmektedir.
Akdeniz tipi beslenmede sebze-meyve, tahıllar, yaÄŸlı tohumlar ve zeytinyağı, süt ürünleri, balık, kümes hayvanları ve ÅŸarap tüketimi ön plandayken, kırmızı et ve yumurta tüketimi düÅŸük düzeydedir. Yapılan çalışmalarda Akdeniz diyetinin, kardiyovasküler hastalıklar ile iliÅŸkili mortalite oranlarını azalttığı belirlenmiÅŸtir.
Dyt. İlayda Karatay